24 Ağustos 2012

MAKYAJ MALZEMELERİNİ YENİLEME, DIY

Denk gelmişsinizdir evdeki makyaj malzemelerinden uygun olanlar karıştırılıp değerlendiriliyor. Belki de yapmışsınızdır. Rengini beğenmediği bir kaç ruju eritip, karıştıranları okumuştum ben daha önce. Bu karıştırma fikirlerine bu günlerde birkaç yerde denk gelince bende kullanmadığım pudramı değerlendirmek istedim. Pudra ile işe başladım ama bir kaç deneme de sizin için yaptım. 

Öncelikle pek severek kullanmadığım allık, bronz allık ve beyaz/simli farları belirledim ve yanlarına sevdiğim kremleri ekledim. Malzemeler bu kadar.


Max Factor`den aldığım bir compact pudra vardı. Rengini çok sevmememe rağmen uzun süre kullandım. Kapağı kırıldı (bütün Max Factor`lere olduğu gibi) yapıştırdım, kullanmaya devam ettim ama son zamanlarda rengi iyice koyu gelmeye başladığından kullanmıyordum ama yapısını sevdiğim için atmaya da kıyamadım.


Resimde bi damla kalmış gibi gözüküyor ama aslında 1-2 ay rahat kullanılacak kadar miktar vardı. Compact olan ürünü güzelce toz hale getirdim. 


Bu hale geldikten sonra da sevdiğim toz pudranın içine karıştırdım. The Body Shop`un toz pudrasını kullanıyordum. Onun kutusuna döktüm diğerini de, güzelce karıştırdım. Onun rengi daha açıktı, miktarı da diğerine göre daha fazla olduğundan, gözle görülür bir koyulaşma olmadı üründe. 


Benim amacım sadece rengini beğenmediğim eski pudrayı değerlendirmekti. Compact ürünle toz ürünü karıştırınca kapatıcılığı da arttı ve daha güzel bir ürün oldu resmen :) 

Fondoten üzerine kullanacaksam toz ürünü ama sadece krem üzerine kullanacaksam compact ürünü seviyorum. Bu tam ikisinin ortasında hoş bir ürün oldu.

Geçelim diğer denemelere;

14 Ağustos 2012

LİLA KUTU AĞUSTOS

Geçen ay hayal kırıklığı yaratan Lila Kutu, bu ay nispeten daha iyi. Daha 15`i gelmeden elime geçmesine de sevindim ayrıca. Fazla uzatmadan bakalım bu ay ki kutuya...



Genel olarak dolu bir kutu diyebilirim. Ayrıca ben bu yeni kutuları, kumaş olan eski kutulara nazaran daha çok seviyorum :)

11 Ağustos 2012

Tecrübe İle Sabit #14

Sonunda benim de biten ürünlerim birikti :) Gerçi bitmeyecek ürünler değil ama Kozmetik manyaklığından dem vurduğum postumda yazdığım gibi artık almıyorum. Evdeki stoklar tükenmeden yeni ürün yok. O günden beri bir çöp bile almadım. Yaşasııın... 





Saç ürünlerinden başlayalım; 
Down Under Natural`s Şampuan: Parabensiz olması ve sempatik şişeleri dolayısı ile ne zamandır ilgimi çeken markayı ancak deneyebildim. Boyalı saçlar için, güçlendirici versiyonu benim kullandığım. Yakın zamana kadar saçlarımı sık sık boyuyordum (ama artık boya da elveda dedim, o ayrı mevzu) fena bir şampuan değil, kokusu hoş, yoğunluğu biraz düşük gibi. Çok artı bir özelliğini görmedim ama parabensiz olması dolayısı ile tekrar tercih edebilirim.


Avon Naturals Saç Maskesi: Günlük kullanım için saç maskesi ya da saç kremi gibi bir şey. avon`un bazı saç ürünleri çok güzel oluyor ama bu ürünü hiç sevmedim ama saç kremim bitmişti, yenisini almadım ve bunu bitirdim. Kendimle gurur duyuyorum :)) Orta dereceli bir saç kremi gibi işlev gördü ama bakım maskesi değil kesinlikle.

Yves Rocher Brillance Parlaklık Veren Saç Maskesi: İndirim zamanında denemek için almıştım. Saçlarımda matlık gibi bir problemim yok ama saç kremidir sonuçta diye düşünmüştüm. Saçımı yumuşatmasından memnun kalmadım ben, parlaklık üzerine de pek bir faydasını göremedim. Yoğunluğu da çok düşüktü, o yüzden çok çabuk bitti. Bu ürünün sadece kokusuna bayıldım. Duştan sonra da saçlarım mis gibi kokuyordu.


C-LAND AÇmur Maskesi: Lila Kutu`dan çıkmıştı. Ölü Deniz mineralleri içeriyormuş. Fiyatı 5 lira normalde. Bu fiyata göre gayet güzel bir maske bence. Tek paketi 2 seferde kullandım rahat rahat. Hafif bir yanma yapıyor, temizlemesi de sevdim. Kullandıktan sonra aydınlık bir yüz bırakıyor.

Bioderma Sebium Gel Commant Purifiant: Yağlı-karma ciltler için pilling kremi. diğer pillinglerden biraz farklı. Tanecikleri küçük. Tam olarak tuz gibi. Bu ürünü kullanmayı de sevdim. Tester paket olmasına rağmen 3-4 sefer kullandım. evdeki pillingler bittikten sonra alacağım bir ürün olabilir.


İki maskenin de içeriği bu şekilde.



Bitirdim, boşları attım, yazısını yazdım, rahatladım... Yer açıldı, ziyan olmadı daha önemlisi yenilerini almaya biraz daha yaklaştım :) Darısı diğer stokların başına...



3 Ağustos 2012

KOZMETİK MANYAKLIĞINA DUR DEMENİN VAKTİDİR

Bu iş artık ciddi ciddi sinirlerimi bozmaya başladı. Evde o kadar çok kozmetik ürünü biriktirmişim ki... "Ne güzel işte, nesi var" diyorsanız şu şekilde açıklayayım. 

Bir kısmının süresi geçiyor, çoğundan sıkılıyorum, evde ufak çaplı bir kozmetik dağı oluşuyor. En basit hali ile ısraf yani... Bu yazıyı yazmak için bir kaç fotoğraf çekeyim dedim. Daha da sinirim bozuldu... Sandığımdan daha fazlası varmış. Hep kampanyalara indirimlere kanmamın sonucudur bunlar...

Ben normalde malının kıymetini bilen bir insanımdır. Her şeyimi temiz, titiz kullanırım, yepyeni kalır ama iş kozmetiğe gelince sanki bedava bulmuşum gibi alıp alıp yarım bırakmışım...

Mesela parfümler, deodorantlar...


Mavi şişedeki Davidoff`u bilmem ne sitesinin bilmem ne kampanyasından almıştım, daha kullanmak nasip olmadı, kenarda sırasını bekliyor. Deodorantların bazıları da öyle, bazıları da yarım yarım. Avon parfümler desen; sıkılıp burun kıvırdıklarım... Bu resmi çekip masanın üzerini topladıktan sonra, çekmecenin derinliklerinden 1-2 tane daha çıktı. 
İyi de ben deodorant kullanmayı sevmiyorum ki, ne demeye almışım bunları...

Önce ürünleri sınıflandırıp, o şekilde resimlerini çekmek istedim ama sonra "boşver" dedim... Evdeki stok ürünlerimi şu şekilde tek resimle anlatmak istiyorum size...


Yanlış anlaşılmasın, bunlar hali hazırda kullandığım ürünler değil. Bir kısmı kullanılmak için sıra bekleyen, bir kısmı da yarım bıraktığım ürünler... 3-5 tanesi hediye, promosyon falan desek gerisine ufak çaplı bir servet dökmüşüm...

"Bu indirim kaçmaz"
"Sadece bu güne özel %40 indirim"
"O`nu alana bu bedava" 

İşte sonucu bu... Yahu insan kağıt mendili bile stoklar mı ?

Bir de işin makyaj malzemesi boyutu var ki, içler acısı... Zamanında düşünmeden para verip aldığım şeylerin çoğunu kullanmak istemiyorum şimdi...


Mesela farlar... Pahalı şeyler değiller ama zamanında beğenip almışım... Hangisini kullanıyorum peki ? en son aldığım Karl Lagerfeld farlar vardı. Onların kalitesini o kadar sevdim ki, bunların hepsi gözümden düştü şimdi. 
Ayrıca göz makyajını çok sevmediğimi de söyleyeceğim şimdi ama kendimden soğudum resmen yaa :(( 

Bunları alacağıma 2-3 tanesinin parasına adam gibi bir şey alsaymışım keşke... Hem daha az para harcamış, hem daha kaliteli hem de daha çok içime sinen ürünler kullanmış olurdum... Bundan sonra felsefem budur... "Az aslında çoktur" diye bir söz okumuştum bir yerlerde... Ne kadar da doğru...


Bunlarda pek sevgili rujlarım, glosslarım... Aynı durum burada da söz konusu. Tamam insanın ruju 2-3 tane olmaz. Ruj, oje gibi ürünlerde "yeter sayı" nedir, ya da var mıdır bilmiyorum ama bunlar benim için fazla...


Çoğu birbiri birbirine yakın, benzer tonlar. Son zamanlarda hangilerini kullanıyorum peki ? 


Bu ikisine gidiyor elim hep son zamanlarda. Diğerleri öyle çekmecede bekliyor. Bu liste böyle uzayıp gider. Daha bunun ojesi var, fondoteni var, rimeli var, cilt bakım ürünleri var...

Ben de bitirme projesi falan yapayım desem, kurtarmaz :) Diyeceğim o ki; ben bu elimdekileri tez yoldan tüketmeye bakıyorum ve artık gerçekten ihtiyacım olduğunda, gerçekten içime sinen ürünü alıyorum. 

Binbir türlü markanın olması, bir çok ürünün görünürde birbiri ile aynı olması daha da çok tetikliyor bu durumu. E bizimde isteme güdümüzün sonu, sınırı yok... Kolay alınıyor, kolayca da gözden çıkarılıyor, bir kıymeti olmuyor... Ben bu moddan çıkıyorum...

Bu doğrultuda; bloglara daha da sıkı tutunuyorum. Aslında birilerinin bizden önce alıp, resmini çekmesi, denemesi bu durumda süper bir hizmet oluyor :) "Kim ne yazmış, nasıl yorumlamış, bana uyar mı uymaz mı ?" diye bakıp, her gördüğümüze atlamadan daha bilinçli alışveriş yapmamıza olanak sağlıyor. Haa ama tabiyki her ürüne "Muhteşem, şöyle ayıldım, böyle bayıldım" yazan blogların gazına gelmemek lazım bu arada...

Siz söyleyin, siz de durumlar nasıl ? Daha beter durumlar içerisinde olanlar var mı çok merak ediyorum :)

Not: Umarım bu postu aileden birisi, özellikle de babam görmez :) Artık istesem de hiç bir şey alamıyormuşum mesela :)) Kendi kendimi ateşe attım resmen, hayırlısı :)

27 Temmuz 2012

BIODERMA // SEBIUM FOAMING GEL

Bioderma markasını seviyorum genel olarak. Geçen sefer yaptığım kampanyalı alışverişten kocaman bir Foaming Gel`im olmuştu. Kullandığım Bioderma`lardan gayet memnun kaldığımdan bunu da denemek için sabırsızlanıyordum. 


Yağlı ve akneli ya da akneye eğimli ciltler için günlük temizleme jeli. 500 ml`lik kocaman bir ambalajda. Sıvı sabun gibi bir görünüşü var :) Bu görünüşünden heralde, günde 2 seferden fazla kullanıyorum. Sıcakları da bahane edip, günde 3-4 sefer yüzümü yıkıyorum bu jel ile. Hafifçe köpürüyor, orta derecede bir temizleme sağlıyor bana göre. Bu kadar sık kullanmak doğru değil aslında ama gene de kuruma yapmadı ben de. Çok keskin bir ürün gibi etki etmedi bana, o yüzden sık sık kullanmakta sakınca görmedim. Bitene kadar kullanırım bu ürünü sanıyorum. Sıcaklar azalınca günde 2 seferden fazla kullanmam.



Parfümlü içeriği ama rahatsız edici bir parfüm kokusu yok. Bazı ürünler o kadar faza kokuyor ki, oda spreyi sürüyormüşüm gibi hissediyorum, sevmiyorum. Bu jeli o bakımdan da sevdim. Bu tarz ürünlerde genelde  iyileştirici bir etki gözlemleyemiyorum ben, sadece yıkadıktan sonra yüzümde oluşan bir temizlik duygusu oluyor. Tedavi edici etkiyi gözlemlemek için daha uzun süre kullanmak gerekiyor sanırım.  

Oldukça uzun süre kullanabileceğiniz, hafif bir temizleyici jel bana göre.


İçeriği de bu şekilde. Parabenler de olmasaymış keşke...

Bioderma ise ürünün özelliklerini bu şekilde belirtmiş:

Akne eğilimli ve yağlı ciltlerin ihtiyacı, sebum dengesinin tekrar sağlanmasıdır. İşte Sébium serisi de bu dengenin sağlanmasına yardımcı ve sebum kalitesinin yükseltilmesine destek olan ilk bakım serisidir. Fluidactive® kompleksi sayesinde karma ve yağlı cildin dengesini geri kazanmasına yardımcı olur.

Sébium Foaming Gel karma ve yağlı ciltlerin günlük kullanımına yönelik deterjan içermeyen likit temizleyici, derin temizleyici ve makyaj çıkarıcıdır. Sabun içermez, cildin hidrolipidik katmanı ile uyumludur. Çekici mavi rengini anti bakteriyel bakır sülfata borçludur. Çinko glukonat’ın anti bakteriyel etkisiyle temizlik ve korumayı bir arada sunar. Ciltte kuruma yapmaz.

Nemli cilde uygulanarak köpürtülür, nazikçe uygulandıktan sonra durulanır.

Güzel olan tarafı ise, şu suralar 1 alana 1 bedava kampanyası olması. Stok yapmak için ideal ay ada daha iyisi paylaşacak bir arkadaş bulmak :) Bir de onlineeczanem`den dün yaptığım alışveriş var. Yarın ayrıntılı anlatırım, orada da güzel Bioderma kampanaları var...

25 Temmuz 2012

BENEFİT POREFESSIONAL, HELLO FLOWLESS, THAT GAL

Bazı markalar var ki kendilerine ürünleri dışında da hayran bıraktırıyorlar. Hani bazı markaları seversiniz, size uygundur vs. tamam ama ürünler bir yana bazı markaların ruhları da var... Benefit de onlardan birisi bana göre. Önce ambalajarı insanın gönlünü çeliyor. Hele o sosyal medya paylaşımları yok mu... Bu kafada olan markalara bayılıyorum ben... 

Aslında fondoten fondetendir. Güzel fondoten 1 tane değildir. Başkasına güzel gelen sana göre güzel de olmayabilir... Neyi alacağına karar verme sırasında seni hangisi daha çok çeker, budur önemli olan... Benefit`te de bu çekicilik fazlası ile var sanıyorum :) 

Gelelim ürünlere;


Benefit bir süredir aklımda olan bir marka. Denemek istediğim bir sürü ürünü vardı ama dağ gibi bir kozmetik stoğum olduğundan yakın zamanda almayı düşünmüyordum. Bu testerlar vesilesi ile denemiş oldum. 

The POREfessional; Bu en çok merak ettiğim üründü açıkçası. O kadar ballandıra ballandıra yapıyorlar ki reklamını :) Kendisi makyaj altı bazı, görevi ciltteki gözenekleri kapatıp fondoten için düzgün ve mat bir yüzey hazırlamak. 


Renkli ve koyu bir kıvamı var. Sürdükten sonra kadifemsi bir doku oluşturuyor yüzünüzde, bu hissi çok sevdim ben. Gerçekten güzel bir makyaj altı bazıymış. Yaz sıcağında kullanmama rağmen sevdim. Kışın daha zevkli olur kullanması. Her günlük makyaj için değil de daha özenerek hazırlandığım durumlarda seviyorum ben bu tarz ürünler kullanmayı. Göz makyajı konusunda çok yetenekli olmadığımdan, günlük makyaj ile özenerek yaptığım makyaj arasındaki fark bu tarz ürünler oluyor.


Sürer sürmez kuruyor ve mat bir görüntü yaratıyor. Yağlı ya da vıcık vıcık bir his bırakmıyor kesinlikle. Fiyatı 100 lira civarındaydı en son. Bu arada içinde paraben yok.


Yine merak ettiğim ürünlerden birisi; 
Hello Flawless Oxygen Wow Fondoten; Ne yalan söyleyeyim bu fondotene de bayıldım aslında ama bana göre değil. Nasıl desem... "Zaten kusursuz olan cildimi daha da kusursuz gösterecek bir ürün arıyorum" havasında bir fondoten. Çok güzel ve doğal duruyor ama kapatıcılığı çok az bana göre. Ben daha çok "her daim illa bir kusuru olan cildimi, normal gösterecek bir ürün arıyorum" havasındayım...


İçeriğinde paraben olmaması, çok fazla renk seçeneği oması ve 25 faktör güneş koruması olması güzel yanları. Kıvamı da normalden birazcık daha sıvı gibi geldi bana. Fiyatı 108 TL.


That Gal Aydınlatıcı Baz; Hafif bir krem yapısında, beyazla pamuk şeker pembesi arasında bir renge sahip. Tüm yüzünüze uygulayabileceğiniz aydınlatıcı. İtiraf etmem gerekirse aydınlatıcı kullanmayı birazcık gereksiz buluyordum ama güzel bir şeymiş :) Hayalet gibi bembeyaz yapmadan, hafif bir aydınlık veriyor ama kremsi yapıda olduğu için şu sıcak günlerde kullanmak çok zor. Keşke Porefessional gibi bir yapıda olsaymış. Fiyatı hakkında bir malumatım yok malesef.


Triple Performing Nemlendirici Yüz Kremi; Hafif yapılı, hoş kokulu bir nemlendirci. Yağsız ve 15 faktör koruyucu olması tercih sebebi olabilir. Bu ürünün de fiyatı hakkında bilgim yok.

Benefit`in sloganı ile kapatalım...

"Güzel bir gülüş en iyi makyajdır" Ne kadar doğru... Meymenetsiz bir surata en güzel ürünleri de sürsen fayda yok. Yeter ki gözlerin güzel gülsün, gerisi boş...

18 Temmuz 2012

BEN SİZİN DÜNYANIZDANIM


Moda. İnsanlar ne düşünüyor olabilirler ? Modanın mevsime göre değişen bir şey olduğunu mu sanıyorlar ? Dünyanın dört bir yanından giysileri, mücevherleri ve ayakkabıları koleksiyonları ile gösteriş yapmak için mi geldiler ? Anlamıyorlar. "Moda", aslında, "Ben sizin dünyanızdanım. Sizin ordunuzla ayı üniformayı giyiyorum, onun için beni vurmayın," demenin bir biçimidir.

Erkekler ve kadınlardan oluşan toplulukların mağaralarda ilk kez birlikte yaşamaya başladıklarından bu yana, moda herkesin, hatta tümden yabancıların bile anlayabildiği tek dil olmuştur. "Aynı biçimde giyiniyoruz. Ben sizin kabilenizdenim. Haydi, varlığımızı sürdürebilmek için güçsüzlerin üstüne çullanalım."

Ama bazıları "moda"nın her şey olduğuna inanırlar. Zenginlere özgü kabileye üyeliklerini sürdürebilmek için altı ayda bir ufacık bir ayrıntıyı değiştirmek uğruna bir servet harcarlar. Bilgi teknolojisi sanayinin milyarderlerinin plastik saatler takıp eski püskü blucinler giydikleri Silikon Vadisi`ne gitseler, dünyanın değiştiğini anlayacaklardır; orada artık herkes aynı toplumsal sınıftanmış gibi görünüyor; artık hiç kimse bir elmasın büyüklüğünü , bir ktavatın ya da deri çantanın markasını umursamıyor. Aslında dünyanın bu yöresinde kravatlar ve deri çantalardan eser yok; oysa düşüşte olsa da bir bakıma daha güçlü bir çarkı döndüren ve masumları  hala houte couture giysilere, zümrüt gerdanlıklara ve dev limuzinlere inandırmayı başaran Hollywood hemen yanı başında. Ve tüm dergilerde hala bunlar yer aldığına göre, reklamları, işe yaramaz nesnelerin piyasaya sürülmesini, tümden gereksiz yeni akımların icat edilmesini ve farklı markaların hepsi de birbirine benzeyen yüz kremlerinin üretilmesini kapsayan milyarlarca dolarlık bir sanayiyi yok etmeyi kim göze alabilir ki ?

Paulo Coelho/Kazanan Yalnızdır

Arada bir blogumun ismi aklıma geliyor :) Arada bir işin bu yüzünü de hatırlamak hatırlatmak lazım sanki...

16 Temmuz 2012

LİLA KUTU TEMMUZ

Bu ay ki Lila Kutu da beni pek tatmin etmedi malesef. Geçen ay gelen de pek beğenilmemişti bir çok kişi tarafından. Öyle olunca bu ay daha güzel bir kutu gelir demiştim. Clarins haricindekileri pek sevmedim.


Genel olarak boş bir kutuydu.


*Clarins yaşlanma karşıtı -ben 24 yaşındayım- güneş kremi 5 ml, *Clarins selülit kremi, *Chris Farrel göz kalemi, *Guinot yüz kremi ve *Bitki çayı gibi bişey


*Çamur maskesi, *acnecinamid ve La Naturel testerları


Fotoğrafları bile özenerek çekmedim, özür dilerim. 1 ay daha veriyorum Lila Kutu`ya ben. Siz ne dersiniz ??
Bu kutudan kullnacaklarım maske, selülit kremi ve göz kalemi oldu sadece

10 Temmuz 2012

Kozmotrend Alışverişim: LA ROCHE POSAY TONİK


Sonunda Kozmotrend`den ben de alışveriş yaptım. Açıldıklarından beri çok güzel kampanyalar yaptılar aslında. Güzel hediyeler falan verdiler ama ben bir türlü denk gelemedim o kampanyalara. Geçenlerde "Günün Fırsatı" sitelerinden birisinde indirim çeki satıyorlardı belki denk gelmişsinizdir. Onlardan aldım 1 tane.

20 TL`lik  indirim çekini 3TL`ye aldım (50TL ve üzeri alışverişlerde geçerliydi). Fiyatlarını sık sık takip ettiğim bir kaç site var. Kozmotrend`de bunlardan bir tanesiydi, fiyatları gayet uygundu ama bir sürü indirim çeki sattıklarından mıdır bilemiyorum, fiyatlara zam gelmiş. En azından benim almak istediğim ürünlerin hepsi öyleydi. Bioderma almak istiyordum, aklımda 1-2 ürün daha vardı ama fiyatları fazla geldi.

Neyse fazla uzatmadan alışverişime geçeyim.


Kutu gayet sağlamdı, hiç bir tarafı yamulmamış, kırılmamış. Elimde olması gereken süreden 1 gün geç ulaştı ama o da kargodan dolayı oldu. Akşam yaptığım alışveriş ertesi gün site tarafından kargolanmıştı.


Ürünlerin paketlenmesi vs. güzel geçiyorum oraları. Ne aldığıma geliyorum;


La Roche-Posay Effeclar serisinin toniğini aldım. Yağlı ve sivilceye eğimli bir cildim olduğundan, yüzüm için kullandığım ürünler önemli benim için. Kısacık bir özet geçmem gerekirse; şu an kullandığım Clinique serisi bitmek üzere. 3-4 güne kadar indirimden stok yaptığım Bioderma`ya geçeceğim ama toniğim yoktu. Yüzümü yıkama jeli ile yıkadıktan sonra tonik kullanmayı seviyorum. Bioderma`da öyle bir ürün göremedim ben, o yüzden La Roche Posay tercih ettim. Yoksa Bioderma ile aynı seriden olsa daha iyi olurdu.


Diğer bloglarda bu ürün hakkında net bir bilgi bulamadım. Genelde direk tonik için değil de Effeclar serisi için yazılar vardı. Toniği de bir kaç kişi beğenmiş, bir kaç kişi de beğenmemiş. Ben de denemek istedim. İçeriği benim hoşuma gitti. Salisilik asit, sitrik asit ve alkol sivilceli ciltlere iyi geliyor. 


Yanına da pastelin 116 numaralı bu ojesini ekledim. Çok güzel bir renk, şeker gibi. Henüz deneme fırsatım olmadı ama umarım sürünce çok açık durmaz, rengi belli olur.

Siparişime ojeyi de ekledim çünkü tonik 48 TL`yidi, çeki kullanabilmem için 50 TL olması lazımdı alışverişimin. İkisi birlikte 50,45 TL oldu. Çeki kullanınca 30,45 TL ödedim ama şunu söylemeden geçemiyceğim; toniğin fiyatı diğer sitelerde 35-39TL. Aynı ürün, aynı miktar. Arada bu kadar fazla fark olması hoş değil. Tamam başka site o an kampanya, indirim yapmıştır olabilir ama indirimsiz fiyatı 39, indirimli 35 liraydı diğer sitelerde. Yani 20 liralık indirim çeki kullanmama rağmen 5-6 lira daha uyguna aldım! 

Sipariş notumda 2 adet tester ürün istemiştim ama ellerinde olmayabilir, olmak zorunda da değil zaten. Ben şansımı denedim :) Onun yerine bana tam boy bir ürün hediye göndermişler, saolsunlar. Hediyenin iyisi kötüsü olmaz biliyorum ama yukarıda 2. resimde gördüğünüz pişik kremini naapsam bilmiyorum. Şanssızlık dediğin böyle bir şey olsa gerek :( Böyle işte... Amacım kimseyi kötülemek ya da reklamını yapmak değil ama her zaman hoşumuza giden şeyleri yazacak değiliz... Böyle durumlarda da hoşuma gitmeyen şeyleri paylaşmak istiyorum, elimden geldiğince objektif şekilde yazmaya çalıştım.

Fikirleriniz duymaktan memnun olurum, lütfen yorumlarınız paylaşın, sevgiler...

29 Haziran 2012

SEPHORA İNDİRİMİNDEN

Sephora indirime girdi malumunuz. Ben de gitsem mi, gitmesem mi diye düşünüyordum. Gidersem kendime engel olamayıp, bütün parayı orada bırakır mıyım acaba diye düşünüyordum :) Dün kendime "fazla açılmayacağım" şeklinde telkinler vererek gittim Sephora`ya ama korktuğum gibi olmadı. Gayet mantıklı bir alışveriş yaptım, az para harcadım geldim :)

Aldıklarımı bu küçücük kağıt torbanın içine tıkıştırdılar ve torba elimi kesti resmen! Zaten ya küçücük torbaya koyarlar taşıyamazsınız ya da küçük poşetimiz kalmamış deyip kocaman bir poşet verirler...


Önce aldıklarımdan bahsedeyim daha sonra indirimde neler vardı, fiyatları nasıldı onlardan bahsedelim.


Karl Lagerfeld 5`li far paleti, göz makyaj temizleyici hediyeli rimel ve nail patch dedikleri yapıştırma ojelerden aldım.


İndirimde olmasından anlaşılacağı gibi Karl Lagerfeld Sephora koleksiyonu baya bir eski. Aklımda olan bir ürün değildi fakat dış görünüşüne vuruldum sanırım. Siyah deri kaplı şık bir görünümü var. 5`li bir far paletine göre boyutu oldukça büyük. Aynı şekilde kocaman da bir aynası var. Bu ürün hakkında hiç bir yorum okumamıştım hatta normal fiyatı ne kadardı, onu bile bilmiyorum ama indirimde 30 liraydı.


Mağazada deneme fırsatım bile olmadı ama Karl amcam yaptıysa güzel yapmıştır dedim aldım :) 


Eve gelir gelmez tek tek denedim. Cimrilik yapıp azıcık sürdüm ben, çok güzel renk veriyor ve inanılmaz yumuşak bir far. Tek sevmediğim yanı, farların şekilleri oldu.Tamam adam imzasını o şekilde koymuş, belki orjinalliği öyle ama kullanımı baya bir zorlaştırmış!

Bu koleksiyonda indirimde olan başka bir ürün yoktu sanıyorum, sadece makyaj çantaları gördüm.


Full action maskara, yanında göz makyaj temizleyici ile birlikte 20 TL Farklı bir maskara ile 30TL olan versiyonu da vardı. Şu an kullanmayacağım için ambalajını açmadım ki kurumasın. Çok çok harika bir ürün değil sanıyorum ama idare eder diye düşündüm.


Bu yapıştırma ojeleri de merak ediyordum. 5 TL`ye düşmüş.İndirimde başka rengi yoktu ben gittiğimde. İnci rengi, krem gibi bir renk. Deneyelim bakalım nasıl olacak...

Gelelim indirimde başka neler vardı: 
Genel olarak Sephora`nın makyaj ürünleri indirimde. 30-20-15-10 ve 5 lira diye sınıflanırılmış ürünler var. Tekli ya da ikili farlar, lip gloslar, rujlar, kalemler, 1-2 çeşit fondoten vardı. Ama genel olarak güzel gözükmediler benim gözüme. Fondoten 30, farlar 20, rujlar glosslar 10-15 liarydı. 5 liraya benim aldığım yapıştırmalardan ve ufak tefek bir kaç ürün daha vardı. 

Too Faced markasından sadece 1-2 ürün gördüm inidirme giren. Birisi tekli fardı (20 lira) diğerini hatırlamıyorum.

Sephora Banyo ürünlerinin hepsi %50 indirimdeydi. Duş jelleri, vücut losyonları, pillingler ve body butterlar vardı bolca. Kokuları çok güzel oluyor hepsinin. Duş jelleri 7 liraya, kremler 10 liraya filan düşüyordu.

Set halinde olan ürünler vardı benim aldığım maskara gibi, banyo setleri, oje setleri gibi setler vardı uygun fiyata. 

Benefit ürünlerinde ise hiç bir indirim yoktu malesef :) Özellikle sordum sadece cilt bakım serisinde var dediler ama cilt bakım ürünlerini satmıyormuş benim gittiğim mağaza.

İşte Sephora`dan haberler böyle :)

İndirim 8 Temmuz`a kadar devam ediyor, ayrıca 3 ürün alımına %10 indirim de diyor fakat benim alışverişimde öyle bir indirim olmadı.