27 Temmuz 2012

BIODERMA // SEBIUM FOAMING GEL

Bioderma markasını seviyorum genel olarak. Geçen sefer yaptığım kampanyalı alışverişten kocaman bir Foaming Gel`im olmuştu. Kullandığım Bioderma`lardan gayet memnun kaldığımdan bunu da denemek için sabırsızlanıyordum. 


Yağlı ve akneli ya da akneye eğimli ciltler için günlük temizleme jeli. 500 ml`lik kocaman bir ambalajda. Sıvı sabun gibi bir görünüşü var :) Bu görünüşünden heralde, günde 2 seferden fazla kullanıyorum. Sıcakları da bahane edip, günde 3-4 sefer yüzümü yıkıyorum bu jel ile. Hafifçe köpürüyor, orta derecede bir temizleme sağlıyor bana göre. Bu kadar sık kullanmak doğru değil aslında ama gene de kuruma yapmadı ben de. Çok keskin bir ürün gibi etki etmedi bana, o yüzden sık sık kullanmakta sakınca görmedim. Bitene kadar kullanırım bu ürünü sanıyorum. Sıcaklar azalınca günde 2 seferden fazla kullanmam.



Parfümlü içeriği ama rahatsız edici bir parfüm kokusu yok. Bazı ürünler o kadar faza kokuyor ki, oda spreyi sürüyormüşüm gibi hissediyorum, sevmiyorum. Bu jeli o bakımdan da sevdim. Bu tarz ürünlerde genelde  iyileştirici bir etki gözlemleyemiyorum ben, sadece yıkadıktan sonra yüzümde oluşan bir temizlik duygusu oluyor. Tedavi edici etkiyi gözlemlemek için daha uzun süre kullanmak gerekiyor sanırım.  

Oldukça uzun süre kullanabileceğiniz, hafif bir temizleyici jel bana göre.


İçeriği de bu şekilde. Parabenler de olmasaymış keşke...

Bioderma ise ürünün özelliklerini bu şekilde belirtmiş:

Akne eğilimli ve yağlı ciltlerin ihtiyacı, sebum dengesinin tekrar sağlanmasıdır. İşte Sébium serisi de bu dengenin sağlanmasına yardımcı ve sebum kalitesinin yükseltilmesine destek olan ilk bakım serisidir. Fluidactive® kompleksi sayesinde karma ve yağlı cildin dengesini geri kazanmasına yardımcı olur.

Sébium Foaming Gel karma ve yağlı ciltlerin günlük kullanımına yönelik deterjan içermeyen likit temizleyici, derin temizleyici ve makyaj çıkarıcıdır. Sabun içermez, cildin hidrolipidik katmanı ile uyumludur. Çekici mavi rengini anti bakteriyel bakır sülfata borçludur. Çinko glukonat’ın anti bakteriyel etkisiyle temizlik ve korumayı bir arada sunar. Ciltte kuruma yapmaz.

Nemli cilde uygulanarak köpürtülür, nazikçe uygulandıktan sonra durulanır.

Güzel olan tarafı ise, şu suralar 1 alana 1 bedava kampanyası olması. Stok yapmak için ideal ay ada daha iyisi paylaşacak bir arkadaş bulmak :) Bir de onlineeczanem`den dün yaptığım alışveriş var. Yarın ayrıntılı anlatırım, orada da güzel Bioderma kampanaları var...

25 Temmuz 2012

BENEFİT POREFESSIONAL, HELLO FLOWLESS, THAT GAL

Bazı markalar var ki kendilerine ürünleri dışında da hayran bıraktırıyorlar. Hani bazı markaları seversiniz, size uygundur vs. tamam ama ürünler bir yana bazı markaların ruhları da var... Benefit de onlardan birisi bana göre. Önce ambalajarı insanın gönlünü çeliyor. Hele o sosyal medya paylaşımları yok mu... Bu kafada olan markalara bayılıyorum ben... 

Aslında fondoten fondetendir. Güzel fondoten 1 tane değildir. Başkasına güzel gelen sana göre güzel de olmayabilir... Neyi alacağına karar verme sırasında seni hangisi daha çok çeker, budur önemli olan... Benefit`te de bu çekicilik fazlası ile var sanıyorum :) 

Gelelim ürünlere;


Benefit bir süredir aklımda olan bir marka. Denemek istediğim bir sürü ürünü vardı ama dağ gibi bir kozmetik stoğum olduğundan yakın zamanda almayı düşünmüyordum. Bu testerlar vesilesi ile denemiş oldum. 

The POREfessional; Bu en çok merak ettiğim üründü açıkçası. O kadar ballandıra ballandıra yapıyorlar ki reklamını :) Kendisi makyaj altı bazı, görevi ciltteki gözenekleri kapatıp fondoten için düzgün ve mat bir yüzey hazırlamak. 


Renkli ve koyu bir kıvamı var. Sürdükten sonra kadifemsi bir doku oluşturuyor yüzünüzde, bu hissi çok sevdim ben. Gerçekten güzel bir makyaj altı bazıymış. Yaz sıcağında kullanmama rağmen sevdim. Kışın daha zevkli olur kullanması. Her günlük makyaj için değil de daha özenerek hazırlandığım durumlarda seviyorum ben bu tarz ürünler kullanmayı. Göz makyajı konusunda çok yetenekli olmadığımdan, günlük makyaj ile özenerek yaptığım makyaj arasındaki fark bu tarz ürünler oluyor.


Sürer sürmez kuruyor ve mat bir görüntü yaratıyor. Yağlı ya da vıcık vıcık bir his bırakmıyor kesinlikle. Fiyatı 100 lira civarındaydı en son. Bu arada içinde paraben yok.


Yine merak ettiğim ürünlerden birisi; 
Hello Flawless Oxygen Wow Fondoten; Ne yalan söyleyeyim bu fondotene de bayıldım aslında ama bana göre değil. Nasıl desem... "Zaten kusursuz olan cildimi daha da kusursuz gösterecek bir ürün arıyorum" havasında bir fondoten. Çok güzel ve doğal duruyor ama kapatıcılığı çok az bana göre. Ben daha çok "her daim illa bir kusuru olan cildimi, normal gösterecek bir ürün arıyorum" havasındayım...


İçeriğinde paraben olmaması, çok fazla renk seçeneği oması ve 25 faktör güneş koruması olması güzel yanları. Kıvamı da normalden birazcık daha sıvı gibi geldi bana. Fiyatı 108 TL.


That Gal Aydınlatıcı Baz; Hafif bir krem yapısında, beyazla pamuk şeker pembesi arasında bir renge sahip. Tüm yüzünüze uygulayabileceğiniz aydınlatıcı. İtiraf etmem gerekirse aydınlatıcı kullanmayı birazcık gereksiz buluyordum ama güzel bir şeymiş :) Hayalet gibi bembeyaz yapmadan, hafif bir aydınlık veriyor ama kremsi yapıda olduğu için şu sıcak günlerde kullanmak çok zor. Keşke Porefessional gibi bir yapıda olsaymış. Fiyatı hakkında bir malumatım yok malesef.


Triple Performing Nemlendirici Yüz Kremi; Hafif yapılı, hoş kokulu bir nemlendirci. Yağsız ve 15 faktör koruyucu olması tercih sebebi olabilir. Bu ürünün de fiyatı hakkında bilgim yok.

Benefit`in sloganı ile kapatalım...

"Güzel bir gülüş en iyi makyajdır" Ne kadar doğru... Meymenetsiz bir surata en güzel ürünleri de sürsen fayda yok. Yeter ki gözlerin güzel gülsün, gerisi boş...

18 Temmuz 2012

BEN SİZİN DÜNYANIZDANIM


Moda. İnsanlar ne düşünüyor olabilirler ? Modanın mevsime göre değişen bir şey olduğunu mu sanıyorlar ? Dünyanın dört bir yanından giysileri, mücevherleri ve ayakkabıları koleksiyonları ile gösteriş yapmak için mi geldiler ? Anlamıyorlar. "Moda", aslında, "Ben sizin dünyanızdanım. Sizin ordunuzla ayı üniformayı giyiyorum, onun için beni vurmayın," demenin bir biçimidir.

Erkekler ve kadınlardan oluşan toplulukların mağaralarda ilk kez birlikte yaşamaya başladıklarından bu yana, moda herkesin, hatta tümden yabancıların bile anlayabildiği tek dil olmuştur. "Aynı biçimde giyiniyoruz. Ben sizin kabilenizdenim. Haydi, varlığımızı sürdürebilmek için güçsüzlerin üstüne çullanalım."

Ama bazıları "moda"nın her şey olduğuna inanırlar. Zenginlere özgü kabileye üyeliklerini sürdürebilmek için altı ayda bir ufacık bir ayrıntıyı değiştirmek uğruna bir servet harcarlar. Bilgi teknolojisi sanayinin milyarderlerinin plastik saatler takıp eski püskü blucinler giydikleri Silikon Vadisi`ne gitseler, dünyanın değiştiğini anlayacaklardır; orada artık herkes aynı toplumsal sınıftanmış gibi görünüyor; artık hiç kimse bir elmasın büyüklüğünü , bir ktavatın ya da deri çantanın markasını umursamıyor. Aslında dünyanın bu yöresinde kravatlar ve deri çantalardan eser yok; oysa düşüşte olsa da bir bakıma daha güçlü bir çarkı döndüren ve masumları  hala houte couture giysilere, zümrüt gerdanlıklara ve dev limuzinlere inandırmayı başaran Hollywood hemen yanı başında. Ve tüm dergilerde hala bunlar yer aldığına göre, reklamları, işe yaramaz nesnelerin piyasaya sürülmesini, tümden gereksiz yeni akımların icat edilmesini ve farklı markaların hepsi de birbirine benzeyen yüz kremlerinin üretilmesini kapsayan milyarlarca dolarlık bir sanayiyi yok etmeyi kim göze alabilir ki ?

Paulo Coelho/Kazanan Yalnızdır

Arada bir blogumun ismi aklıma geliyor :) Arada bir işin bu yüzünü de hatırlamak hatırlatmak lazım sanki...

16 Temmuz 2012

LİLA KUTU TEMMUZ

Bu ay ki Lila Kutu da beni pek tatmin etmedi malesef. Geçen ay gelen de pek beğenilmemişti bir çok kişi tarafından. Öyle olunca bu ay daha güzel bir kutu gelir demiştim. Clarins haricindekileri pek sevmedim.


Genel olarak boş bir kutuydu.


*Clarins yaşlanma karşıtı -ben 24 yaşındayım- güneş kremi 5 ml, *Clarins selülit kremi, *Chris Farrel göz kalemi, *Guinot yüz kremi ve *Bitki çayı gibi bişey


*Çamur maskesi, *acnecinamid ve La Naturel testerları


Fotoğrafları bile özenerek çekmedim, özür dilerim. 1 ay daha veriyorum Lila Kutu`ya ben. Siz ne dersiniz ??
Bu kutudan kullnacaklarım maske, selülit kremi ve göz kalemi oldu sadece

10 Temmuz 2012

Kozmotrend Alışverişim: LA ROCHE POSAY TONİK


Sonunda Kozmotrend`den ben de alışveriş yaptım. Açıldıklarından beri çok güzel kampanyalar yaptılar aslında. Güzel hediyeler falan verdiler ama ben bir türlü denk gelemedim o kampanyalara. Geçenlerde "Günün Fırsatı" sitelerinden birisinde indirim çeki satıyorlardı belki denk gelmişsinizdir. Onlardan aldım 1 tane.

20 TL`lik  indirim çekini 3TL`ye aldım (50TL ve üzeri alışverişlerde geçerliydi). Fiyatlarını sık sık takip ettiğim bir kaç site var. Kozmotrend`de bunlardan bir tanesiydi, fiyatları gayet uygundu ama bir sürü indirim çeki sattıklarından mıdır bilemiyorum, fiyatlara zam gelmiş. En azından benim almak istediğim ürünlerin hepsi öyleydi. Bioderma almak istiyordum, aklımda 1-2 ürün daha vardı ama fiyatları fazla geldi.

Neyse fazla uzatmadan alışverişime geçeyim.


Kutu gayet sağlamdı, hiç bir tarafı yamulmamış, kırılmamış. Elimde olması gereken süreden 1 gün geç ulaştı ama o da kargodan dolayı oldu. Akşam yaptığım alışveriş ertesi gün site tarafından kargolanmıştı.


Ürünlerin paketlenmesi vs. güzel geçiyorum oraları. Ne aldığıma geliyorum;


La Roche-Posay Effeclar serisinin toniğini aldım. Yağlı ve sivilceye eğimli bir cildim olduğundan, yüzüm için kullandığım ürünler önemli benim için. Kısacık bir özet geçmem gerekirse; şu an kullandığım Clinique serisi bitmek üzere. 3-4 güne kadar indirimden stok yaptığım Bioderma`ya geçeceğim ama toniğim yoktu. Yüzümü yıkama jeli ile yıkadıktan sonra tonik kullanmayı seviyorum. Bioderma`da öyle bir ürün göremedim ben, o yüzden La Roche Posay tercih ettim. Yoksa Bioderma ile aynı seriden olsa daha iyi olurdu.


Diğer bloglarda bu ürün hakkında net bir bilgi bulamadım. Genelde direk tonik için değil de Effeclar serisi için yazılar vardı. Toniği de bir kaç kişi beğenmiş, bir kaç kişi de beğenmemiş. Ben de denemek istedim. İçeriği benim hoşuma gitti. Salisilik asit, sitrik asit ve alkol sivilceli ciltlere iyi geliyor. 


Yanına da pastelin 116 numaralı bu ojesini ekledim. Çok güzel bir renk, şeker gibi. Henüz deneme fırsatım olmadı ama umarım sürünce çok açık durmaz, rengi belli olur.

Siparişime ojeyi de ekledim çünkü tonik 48 TL`yidi, çeki kullanabilmem için 50 TL olması lazımdı alışverişimin. İkisi birlikte 50,45 TL oldu. Çeki kullanınca 30,45 TL ödedim ama şunu söylemeden geçemiyceğim; toniğin fiyatı diğer sitelerde 35-39TL. Aynı ürün, aynı miktar. Arada bu kadar fazla fark olması hoş değil. Tamam başka site o an kampanya, indirim yapmıştır olabilir ama indirimsiz fiyatı 39, indirimli 35 liraydı diğer sitelerde. Yani 20 liralık indirim çeki kullanmama rağmen 5-6 lira daha uyguna aldım! 

Sipariş notumda 2 adet tester ürün istemiştim ama ellerinde olmayabilir, olmak zorunda da değil zaten. Ben şansımı denedim :) Onun yerine bana tam boy bir ürün hediye göndermişler, saolsunlar. Hediyenin iyisi kötüsü olmaz biliyorum ama yukarıda 2. resimde gördüğünüz pişik kremini naapsam bilmiyorum. Şanssızlık dediğin böyle bir şey olsa gerek :( Böyle işte... Amacım kimseyi kötülemek ya da reklamını yapmak değil ama her zaman hoşumuza giden şeyleri yazacak değiliz... Böyle durumlarda da hoşuma gitmeyen şeyleri paylaşmak istiyorum, elimden geldiğince objektif şekilde yazmaya çalıştım.

Fikirleriniz duymaktan memnun olurum, lütfen yorumlarınız paylaşın, sevgiler...

29 Haziran 2012

SEPHORA İNDİRİMİNDEN

Sephora indirime girdi malumunuz. Ben de gitsem mi, gitmesem mi diye düşünüyordum. Gidersem kendime engel olamayıp, bütün parayı orada bırakır mıyım acaba diye düşünüyordum :) Dün kendime "fazla açılmayacağım" şeklinde telkinler vererek gittim Sephora`ya ama korktuğum gibi olmadı. Gayet mantıklı bir alışveriş yaptım, az para harcadım geldim :)

Aldıklarımı bu küçücük kağıt torbanın içine tıkıştırdılar ve torba elimi kesti resmen! Zaten ya küçücük torbaya koyarlar taşıyamazsınız ya da küçük poşetimiz kalmamış deyip kocaman bir poşet verirler...


Önce aldıklarımdan bahsedeyim daha sonra indirimde neler vardı, fiyatları nasıldı onlardan bahsedelim.


Karl Lagerfeld 5`li far paleti, göz makyaj temizleyici hediyeli rimel ve nail patch dedikleri yapıştırma ojelerden aldım.


İndirimde olmasından anlaşılacağı gibi Karl Lagerfeld Sephora koleksiyonu baya bir eski. Aklımda olan bir ürün değildi fakat dış görünüşüne vuruldum sanırım. Siyah deri kaplı şık bir görünümü var. 5`li bir far paletine göre boyutu oldukça büyük. Aynı şekilde kocaman da bir aynası var. Bu ürün hakkında hiç bir yorum okumamıştım hatta normal fiyatı ne kadardı, onu bile bilmiyorum ama indirimde 30 liraydı.


Mağazada deneme fırsatım bile olmadı ama Karl amcam yaptıysa güzel yapmıştır dedim aldım :) 


Eve gelir gelmez tek tek denedim. Cimrilik yapıp azıcık sürdüm ben, çok güzel renk veriyor ve inanılmaz yumuşak bir far. Tek sevmediğim yanı, farların şekilleri oldu.Tamam adam imzasını o şekilde koymuş, belki orjinalliği öyle ama kullanımı baya bir zorlaştırmış!

Bu koleksiyonda indirimde olan başka bir ürün yoktu sanıyorum, sadece makyaj çantaları gördüm.


Full action maskara, yanında göz makyaj temizleyici ile birlikte 20 TL Farklı bir maskara ile 30TL olan versiyonu da vardı. Şu an kullanmayacağım için ambalajını açmadım ki kurumasın. Çok çok harika bir ürün değil sanıyorum ama idare eder diye düşündüm.


Bu yapıştırma ojeleri de merak ediyordum. 5 TL`ye düşmüş.İndirimde başka rengi yoktu ben gittiğimde. İnci rengi, krem gibi bir renk. Deneyelim bakalım nasıl olacak...

Gelelim indirimde başka neler vardı: 
Genel olarak Sephora`nın makyaj ürünleri indirimde. 30-20-15-10 ve 5 lira diye sınıflanırılmış ürünler var. Tekli ya da ikili farlar, lip gloslar, rujlar, kalemler, 1-2 çeşit fondoten vardı. Ama genel olarak güzel gözükmediler benim gözüme. Fondoten 30, farlar 20, rujlar glosslar 10-15 liarydı. 5 liraya benim aldığım yapıştırmalardan ve ufak tefek bir kaç ürün daha vardı. 

Too Faced markasından sadece 1-2 ürün gördüm inidirme giren. Birisi tekli fardı (20 lira) diğerini hatırlamıyorum.

Sephora Banyo ürünlerinin hepsi %50 indirimdeydi. Duş jelleri, vücut losyonları, pillingler ve body butterlar vardı bolca. Kokuları çok güzel oluyor hepsinin. Duş jelleri 7 liraya, kremler 10 liraya filan düşüyordu.

Set halinde olan ürünler vardı benim aldığım maskara gibi, banyo setleri, oje setleri gibi setler vardı uygun fiyata. 

Benefit ürünlerinde ise hiç bir indirim yoktu malesef :) Özellikle sordum sadece cilt bakım serisinde var dediler ama cilt bakım ürünlerini satmıyormuş benim gittiğim mağaza.

İşte Sephora`dan haberler böyle :)

İndirim 8 Temmuz`a kadar devam ediyor, ayrıca 3 ürün alımına %10 indirim de diyor fakat benim alışverişimde öyle bir indirim olmadı. 

28 Haziran 2012

YVES ROCHER İNDİRİMİNDEN

Yves Rocher her ay farklı bir kampanya yapıyor, genelde takip ediyorum. Ayın son günü de bazı ürünlerde %40 indirim yapıyor ki onu hiç kaçırmam. Bu sefer tüm ürünlerde %50`ye varan indirim söz konusu olunca hemen mağazanın yolunu tuttum. Nerede indirim var, ben oradayım :) Artık neredeyse indirimsiz hiç bir ürün almıyorum. Tavsiye ederim :)

"Neden bu markayı seviyorsun ?" derseniz; kullandığım ürünlerin büyük bir çoğunu beğendim. En son aldığım parlaklık veren saç ürünlerini sevmedim sadece şimdiye kadar. Biraz daha kullandıktan sonra onu da yazacağım. Bunun dışında ürünlerin içeriği %95 bitkisel. Bazı ürünlerin içerisinde paraben vs. bulunmuyor, özellikle saç ürünlerinde sanırım. Bu yüzden daha bir severek kullanıyorum. İndirim 14 Temmuz`a kadar devam ediyormuş bu arada.




Saç dökülmesi karşıtı şampuan, selülit kremi, nemlendirici yüz maskesi, zeytin yağlı vücut losyonu ve hindistan cevizli duş jeli. Bu arada şirinler koleksiyonuna başladım :))


*Anti-Chute şampuan; favori ürünüm çünkü bendeki saç dökülmesini bariz şekilde azaltıyor. Benim saçlarım çok gür, şampuanda 200 ml olunca çok çabuk tüketiyorum. Yves Rocher`da bana inat sanırım bir türlü indirime sokmuyor bu ürünü. Bu seferde sadece %20 indirimdeydi. 18 liradan 15`e düşmüştü. Adam akıllı bir indirimde yakalasam stok yapacağım.

*Minceur Intensive selülit kremi; bu kremi yeni almadım. Daha önce almıştım ama şu andan gayet güzel bir indirimde olduğu için paylaşmak istedim. 44 TL Yaz başından beri en  düşük fiyatta şu anda. Benimkisi bitmeye yaklaştı. İlk aldığım ay düzenli olarak kullandım ama etkisi hakkında kararsız kaldım. "Hiç bir işe yaramıyor" diyemem ama "çok etkili oldu" da diyemem. Tamamen ortada kaldım yani. Sanki biraz işe yaradı gibi :) Denemek isterseniz fiyatı şimdi uygun, bilginize.



*Nemlendirici Yüz maskesi; bu ürünü daha önce kullanmadım ama diğer yüz maskelerini kullanmıştım. Onlardan memnun kalınca bunu da denemek istedim. Bu aralar DDF`in sülfür maskesini kullanıyorum. O da güzel bir maske ama uzun süre aynı şeyi kullanmak çok sıkıyor beni. Arada bir de nemlendirici etkili bir maske kullansam fena olmaz diye düşündüm. %50 inidirme 13 liraya geldi.


Seyehat boy ürünleri hepimiz seviyoruz sanırım :) Duş jelleri 2 lira, vücut losyonları 3 liraydı yanlış hatırlamıyorsam.

Hemen hemen bütün ürünlerde indirim var. Parfüm çeşitlerinin çoğunda %30 indirim vardı, ama mağaza küçücük olunca ve satış danışmanı arkadaş başımda dikilince, ben pek rahat olamıyorum malesef  :) Bunun için gözden kaçırdığım şeyler olabilir diye düşündüm. Eve gelince baktım ki indirim internet sitelerinde de var. Keşke hepsini interneten alsaymışım. 75 TL üzerine kargo bedava ve çanta hediyesi varmış.

Mağazada fark etmediğim, eve gelince gözüme kestirdiğim bir kaç ürün daha var. Hepsi %50 indirime girmiş olanlardan :)

Organik duş jelleri paraben içermeyenlerden. Göz makyaj temizleyicisini kullanıyorum şu anda, bitmek üzere, sevdiğim bir ürün (ayrıntısını daha sonra yazmalı), diğerleri kullandığım ürünler değil fiyatları düşmüşken denenebilir. 

Makyaj serisinden hiç bir ürün kullanmadım bu güne kadar. Bunlar da %50 indirime giren ürünler. Ürünleri internetten incelemek isterseniz buradan İndirimler 14 Temmuz`a kadar devam ediyor tekrar hatırlatayım. Sizin özellikle sevdiğiniz, tavsiye edeceğiniz bir ürün var mı ?

19 Haziran 2012

LİLA KUTU HAZİRAN

Daha önce başka blogların Lila Kutu`dan memnun olmadıklarını okumuştum bir kaç kere. Ben bu aya kadar gayet memnundum ama Haziran kutusu beni de hayal kırıklığına uğrattı malesef. Ancak bu gün elime geçti. Ben 15`inde elimizde oluyordu diye hatırlıyorum, 16`sında yola çıkmış bu ay. Araya hafta sonu girdi, kargocu evde bulamadı falan derken, bu gün oldu.


Bu ay gelenler bunlar, bir de kumaş kaplı olan kutular artık kumaş kaplı değil. Birazcık daha ayrıntılı bakacak olursak;


Huiles&Baumes krem var 2 adet. Ne olduğunu okumaya bile üşendim, böyle poşet testerları hiç sevmiyorum. Aynı şekilde Hair Care şampuan ve saç kremi var. Sanırım herkesin ortak düşüncesi tek kullanımlık şampuandan hiiç bir şey anlaşılmayacağı. Şampuanlar en azından 3-4 kullanımlık olmayacaksa hiç olmasın bence. Ayrıca 2 adet erkek parfüm testeri. Babalar günü için koyulmuş ama buna da hiç gerek yoktu bence. Babama 2 tane tester vermeyi düşünmem yani, ne alaka. Sevenler de olmuştur mutlaka tabi ama ben sevmedim, onun yerine bayan ürünü çıksa daha iyi olurdu.


Bunlar nispeten daha iyi ürünler. En azından boyutları güzel ama o kadar. Takma oje; iyi güzel de neden mor ? En kullanmayacağım renk. Keşke daha kullanışlı bir renk olsaymış, kullanacağımı sanmıyorum. AveSeena gece kremi; bu markanın geçen ayki maskesini beğenmiştim ama gece kremi nedir hiç anlamam o olayı. Bunu da geçiniz. Rareblossom güneş yağı ve el yapımı sabun; bu kutudan tek sevdiklerim oldu. Özellikle rareblossom ürünlerini merak ediyordum. Denemek istediğim bir marka. İşte böyle...


Bugünlerde çok yorgun, bitkin. bezgin ve mutsuzum belki de ben çok olumsuz bakmışımdır bilmiyorum ama bu kutuyu sevmedim :(

13 Haziran 2012

CLINIQUE // ANTI-BLEMISH SERİSİ

Son aylarda gözde markalarımdan birisi oldu Clinique. Renginin güzelliğinden midir nedir anlamadım :) Daha önce de 100 kere söylediğim gibi benim sorunlu, nane molla bir cildim var. Bu yüzden cilt bakım ürünlerimi sık sık değiştiriyorum, hep "daha iyisi" arayışı içindeyim. Bazen başta sevdiğim ürünler de bir süre sonra etkisini yitirmeye başlıyormuş gibi oluyor zaten. 

Son 1 aydır Anti-blemish serisini kullanıyorum. Bendeki ürünler seyahat boyu. (Free Shop`tan almıştım) Özellikle küçük boy almıştım çünkü 3-4 parçalı bir seriyi alıpta beğenmeyince bir sürü para yabana gidiyor. Çok kısa sürede biten ürünler de değiller, bu yüzden artık tam boyları almadan önce ya seyahat boy ürünleri ya da tester ürünleri denemeye çalışıyorum. 


Bu arada hemen başta belirteyim; bu seri sivilceli, yağlı ciltler için olan bir seri zaten benim cildimde bu tanıma uygun çoğunlukla :( Aslında seride daha fazla ürün var fakat bu 3`ü temel ürünler. Temizleyici, tonik ve nemlendirici. Seriden genel olarak gayet memnun kaldım, ayrıntıya inecek olursak;


Temizleyicisi bu şekilde köpük halinde çıkıyor direk. Aslında başta hoşuma gitmemişti bu ürün, hatta çok çabuk biter diye düşünmüştüm ama kullandıkça sevmeye başladım. Su ile köpüren diğer ürünleri kullanmaktan daha kolay geldi alışınca. Bendeki ürün 50 ml, 1 aydır düzenli kullanıyorum ve 1 ay daha yeter gibi duruyor. Çabuk bitmedi yani. yüzümü yıkadıktan sonra anında güzel, temiz bir cilt görüntüsü yaratıyor. 

Gelelim toniğe; toniğin tek sevmediğim yanı, keskin kokusu oldu. Alkol kokusu birazcık rahatsız ediyor ama bu tonikten de memnunum şöyle ki; 1-2 yıldır kullandığım markaların tonikleri yoktu, ekstra gözenek sıkılaştırıcı bir üründe kullanmadığımdan, cildimdeki gözenekler iyice genişledi ve can sıkıcı bir hal almaya başladı. Bu tarz toniklerin gözenek sıkılaştırma etkisi de oluyor diye biliyorum ben. Yanlışsam düzeltin lütfen! Alkol konusunda da; kimileri alkolsüz ürünleri tercih edin, zararlı cilde diyor ama geçen gün bir arkadaşıma  dermatologu, içinde alkol olan bir karışım önermiş özellikle. Yani kullanmakta bir sakınca görmüyorum ben de. Ayrıca yüzüme sürdüğüm zaman, sivilcelerde hafif bir yanma etkisi yapması, ve bu durumun "hah işte etki ediyor" diye düşündürmesini de seviyorum :)


Son olarak yağsız nemlendirici krem; bu krem serinin en beğendiğim ürünü oldu diyebilirim. Yoğunluğu tam kıvamında. Nemlendirmesini gerçekten beğendim ve yağsız olması da benim ve benim gibi cildi olanların özellikle araması gereken özellik.

Sonuç olarak; "bütün sivilcelerim, sorunlarım geçti, yüzüm muhteşem oldu" diyemiyorum tabiyki :) Böyle dedirtecek bir ürün yok! ama bende gayet iyi sonuçlar verdi, sevdim bu seriyi.

Allahım kimisi hiiç bişey kullanmaz ama cildi bebek gibidir, tek leke, tek pürüz olmaz, sivilce ne demek onu bile bilmezler. Bazıları da benim gibi hangi ürünü kullansam da azıcık iyi olsa yüzüm diye kendini paralar. Adaletsiz dünya! Neyse bana yapacağın en büyük adaletsizlik bu olsun dünyaaa!

Ürünlerin içeriklerini de merak edenler için ekledim. İlk resimdeki sırası ile 3 ürünün de içeriği burada yazıyor.


10 Haziran 2012

Kendin Yap: NAIL ART`TAN KÜPEYE TRANSFER

Aslında nail art merakım çooktan geçmişti ama geçenlerde şu videoya denk geldim. Suyun içerisinde damlattığı ojelerle ebru görüntülü tırnaklar yapıyor. Görmemiştim daha önce, fikir ilginç geldi ve bir heves hemen denedim!


Suyun içine ojeleri damlattığınızda ince bir tabaka oluşuyor, içine parmağınınızı batırıncada üzerine yapışıyor. Çok eğlenceliydi ama bu kız kadar başarılı olamadım :)



Aynen anlattığı gibi; ojelerimi hazırladım ve sıra sıra damlattım suya. Flormar ile olmadı, Pastel olejerle daha iyi oldu


Bu kısmı çok eğlenceli oluyor :) ama o an elimin altında bant olmadığından ve aramaya üşendiğimden, tırnakların kenarını bantlama aşamasını es geçmiştim. Sonuç felaket oldu!


Rezalet bir şey oldu :) Deneyecekseniz bant aşamasını atlamayın. Kenarlarını temizleyeyim derken de, tabaka halinde hepsi kalktı.


Daha sonra bantladım ve tekrar denedim. Kenarlarını ancak bu kadar temizleyebildim. Bu uygulamayı değil 10 parmağa, tek parmağa bile yapmak zor ama çok eğlenceli.

Siz de benim gibi, "ne gerek var bu kadar atraksiyona, ojeni dümdüz sür gitsin" diyenlerdenseniz, bir alternatifim daha var. Ben bu denemeyi yaparken, ojelerle boyadığım küpeler hala masamın üzerinde duruyordu. Yazısı hemen burada. Oradan yola çıkarak; düz renkli bir küpe buldum ve suya parmağımı değil, küpeleri batırdım.



Küpeleri boyamaktan çok daha kolay ve etkili oldu. Bu nail art yöntemi, bu tarz ufak tefek şeylerin üstünü kaplamak için süper bir fikir. Mesela uygun formlardaki yüzüklerinizi, kolye uçlarınızı da bu şekilde kaplayabilirsiniz.