2 Haziran 2012 Cumartesi

Tecrübe ile Sabit #11 MAX FACTOR LIPFINITY

Max Factor`ün kalıcı ruj statüsündeki bu ürünü uzunca zamandır satılıyor. Hiç ihtiyacım olduğundan değil sadece indirimden aldım :) Yok yok almadım, daha iyisini yaptım aldırdım :))  ♥♥♥
Fiyatından en son bahsedeceğim; önce ruju tanıyalım.


Deneyenler bilirler bu ürünün kalıcılığı gayet yüksek. 2 adımda kullanılıyor, ilk adım renklendirme ve kalıcı olan kısım, 2. adım ise sadece parlak ve ıslak bir görüntü veriyor. Tek tek kullanırsanız da kalıcı , mat bir ruj ve renksiz bir parlatıcı olarak kullanabilirsiniz. 


1. adımı uyguladıktan sonra 30-40 saniye dudaklarınızı birbirine değdirmeden bekliyorsunuz ve ruj sabitleniyor. Bu saatten sonra öldürseniz de çıkmıyor. O yüzden fırçaya çok fazla ruj almadan ve fazla oyalanmadan sürmekte fayda var. 
2. adımda ise parlaklık ve hafif simli bir görüntü ilave edebilirsiniz ama bu adımı arada bir tazelemek gerekiyor.
Bir şeyler yedikten ya da içtikten sonra, 2. kat siliniyor ama 1. kat aynen duruyor yani rengini koruyor. Yaklaşık 5-6 saat ilk sürdüğünüz gibi kalıyor. 
Genelde kalıcı rujların dudakları kuruttuğundan şikayet ediliyor fakat bu rujda öyle bir şikayetim olmadı benim. Eğer rujdan kısa süre içinde kurtulmak isterseniz makyaj temizleyicisi ile çıkarmanız gerekiyor.

Her güne kullanılmayacak bir ürün olabilir ama güzel bir ürün. 

Benim aldığım renk 510 numara. Resimde gözüktüğünden daha pembe. Diğer renk seçenekleri de şu şöyle;

Fiyatı 36-40 TL arasında fakat Cosmetica`nın web sitesinden %50 indirimli aldım. Cosmetica benim favorilerimden, daha önce internet sitesinden alışveriş yapmamıştım zaten ürün çeşitleri de birazcık kısıtlı internet sitelerinde. Fakat bu üründe sadece internette kampanya vardı. Benimde bildiğim bir isim olunca tereddüt etmeden aldım. Kargo 2 gün içerisinde sorunsuz ulaştı. Ürünü bu sayfada bulabilirsiniz fakat ben bi kaç gün denedikten sonra yazayım derken ürün stokta kalmamış :) 

Yeni birşeyler aldığımda hemen bloga yazmak yerine, bir süre deneyip kullandıktan sonra yazmayı tercih ediyorum fakat aldığım şeyleri ve indirim haberlerini facebook ve twitter hesaplarımdan hemen paylaşıyorum. Buralardan takip etmek isterseniz beklerim.

Dünyanın En Sessiz Süpürgesi Rowenta ile Tanışın!

Elektrikli ev aletlerinin güvenilir markası Rowenta yine bir ilke imza atmış. Silence Force Extreme adını verdiği süpürge serisinde güç ve sessizliği bir arada sunmuş. Çıt çıkarmadan çalışırken evimizi dip köşe temizleyen Rowenta ile temizlikte yeni bir döneme adım atıyoruz.

Rowenta Silence Force Extreme dünyanın en sessiz süpürgesi! Düğmesine bastığınızda çalıştığı neredeyse anlamıyorsunuz. Bu sessizliğinin yanında üstün bir temizleme gücüne de sahip.


Torbalı ve torbasız olarak iki ayrı kategoride ve topam 8 farklı renkten oluşan bu süpürgeler gerçekten şahane! Torbasız olanı Çoklu Siklon Teknolojisi sayesinde saatte 300 km hızla tozları süpürgenin içerisine alıyormuş. Aynı zamanda, emiş performansını kaybetmeden evi süpürmek artık çok daha zahmetsiz ve kolay.

Buradan Rowenta Silence Force Extreme’in nasıl çalıştığını izleyebilirsiniz:

Rowenta


Rowenta elektriğin zamlandığı günümüzde bizleri düşünmüş ve enerji tüketimi %50 azaltılmış. Tasarım ve renk olarak da hayran kalacağınız bir Rowenta mutlaka vardır. Ben mesela mor olanına bayıldım!

Ayrıca diğer aksesuarları da kullanım konforunu artırmak için özel olarak tasarlanmış, evde hayatınızı gerçekten de çok kolaylaştırıyor. Koltukların altını temizlerken öyle yerlere yatmanıza veya eğilmenize gerek kalmıyor.

Kısacası, evinize sessiz bir güç arıyorsanız, aşağıdaki linke bakmadan geçmeyin derim.

http://www.rowentasupurge.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

1 Haziran 2012 Cuma

PARİS YEMEK: LEON DE BRUXELLES

Paris`te ne yenir konu bir yazı değil bu! Bu yazı daha çok Leon De Bruxelles restoranda ne yiyebilirsiniz yazısı :) Bu restoran zinciri Paris`in muhtelif yerlerinde bulunuyor. Ben Şanzelize caddesindekine gittim. 

"Paris`te ne yenir" diye arama yaparsanız, bir çok yerden "midye" cevabına ulaşıyorsunuz. Burası da midye yiyebileceğiniz adreslerden bir tanesi. Paris`in en ünlü caddesinin üzerinde olmasına rağmen, gayet rahat bir mekan. Sıradan bir tursitin de girip rahat edebileceği bir yer. Fiyatları da yüksek değil. Fransa`da bir Mc Donalts menüsünün 8-9€ olduğunu düşünürseniz gayet uygun bile sayılabilir. 
İşte bahsi geçen midyeler bunlar :) Böyle koca bir tencere içinde soslu bir şekilde, yanında patates ile geliyor. Normal porsiyonlarla doyan bir insansanız rahatlıkla doyarsınız. Ben bir midye sever olarak, bizim midyeleri tercih ederim tabiyki, çok muhteşem bir tat değil. Aslında yemeklerin hiç biri çok muhteşem tatlara sahip değil ama bir daha gitsem yine yerim :) gidecek olanlara da tavsiye ederim. Bu resimde gördüğünüz Leon restoranın spesyal midyeleri fakat daha güzel midye çeşitleri de vardı. Bundan ziyade diğer çeşitlerini tavsiye ederim. 
Bu da karışık deniz ürünleri tabağı; ben balık haricindeki her türlü deniz ürününe bayılan bir insan olmama rağmen bu tabağı çok fazla sevmedim. 

Restoranda et, tavuk ve midye çeşitleri bulunuyor. Tavuk sadece snitzeldi sanırım, hani et ve midye istemeyen olursa aç kalmasın diye düşünülmüş gibi :). Etlere gelirsek;
Et olayında en önemli nokta: "Well-done" :)) Çiğ et yemek istemiyorsanız, etinizi ne şekilde istersiniz sorusuna "well-done" cevabını vermeniz gerekiyor. Etler gayet doyurucu ve lezzetliydi. Gerçi bu da bilmediğimiz orjinal bir tat değil tabiyki ama yeniyor işte :) 
Gelelim bu restoranın tatlılarına;
Bu restoranda tatlılar bu şekilde, basit ama etkili :) Resmin ucundan kıyısından gözüken tabaktaki ise crem brule. O tarz tatlılar benim tarzım değil ama annem çok severek yedi.

Benim favori tatlı tabağım ise; işte buradaaaa
Günde 3 öğün böyle bir tabak olsa yerim ben. Paris`te oldukça popüler olan bu restorana yolunuz düşerse kesinlikle bu tatlı tabağını alın derim. Hatta 2 kişi bile rahat rahat paylaşabilirsiniz. Kırmızı meyveler üzerinde kremşanti, krem brule, çikolatı kek, sıcak çikolata sosu ve waffle. Bu tabağın fiyatı 10€ civarındaydı. Restoranın internet sitesine buradan girip bütün fiyatlara ve çeşitlere bakabilirsiniz. Adreslerine de tabiyki...  
Dediğim gibi gayet rahat bir yer. Garsonlar ingilizce biliyor ve güler yüzlüler. Tam akşam yemek vakitlerinde giderseniz bira kalabalık olabiliyor ama az birşey sıra beklerseniz yer bulabilirsiniz. Ayrıca bu restoranda biz 2 seferde de Türk`lerle yanyana masalara düşmüştük :) 

Yine Şanzelize caddesi üzerinde benzer birkaç tane daha restoran bulabilirsiniz. 1"Bilmediğimiz yere girip şimdi ne yiyeceğiz" diye düşünmenize de gerek yok. Çünkü bir çok restoranın önünde İngilizce menüleri var. Buradan bakıp zevkinize ve kesenize göre bir yer seçebilirsiniz. Yok ben bildiğimden şaşmam derseniz cadde üzerinde Mc Donalts`da bulabilirsiniz. 

Fast food zincirlerinden her yerde rahatlıkla bulabilirsiniz ama şu anda aklıma gelen; Louvre müzesinin hemen yakınındaki Le Carusel alışveriş merkezi de hem alışveriş için hem de fast food yemek için iyi bir seçenek olabilir. 

Ayrıca öğlenleri marketlerden alabileceğiniz soğuk sandviçlerle geçirip akşam yemeklerine daha fazla bütçe ayırabilirsiniz. Marketlerde 5-6 €`ya çok lezzetli ve doyurucu soğuk sandviçler bulunuyor. Açık havada, beğendiğiniz bir parkta oturup bunlardan yemekte çok iyi fikir bana göre. Mesela  Place des Vosges böyle yerlerden birisi. Bu meydanda güzel ve kocaman bir yeşil alanda kuşlarla ve tarihi binaların manzaraları ile parkın tadını çıkarabilirsiniz. Hemen oracıktaki harika güzellikteki Victor Hugo`un evine de uğramayı unutmayın gitmişken. Bölgenin resimleri ve ulaşım bilgilerinden şu postumda daha yarıntılı bahsetmiştim bakmak isterseniz.

Bunun dışında bir yerler araştırmak isterseniz; Notre Dame yakınlarındaki Latin Mahallesinde de hoş kafeler bulabilirsiniz. Ben akşam üstü kahveleri için kolaya kaçıp Starbucks`a oturdum her fırsatta...
O yüzden tavsiye edebileceğim bir cafe yok malesef :( Aslında yeniliklere kapalı bir insan değilim ama iş kahveye gelince ayağım hep Starbucks`a gidiyor...  Hatta kahvem bile değişmez 2 çeşittir :) Soğuk istiyorsam  karamel frapaçino, sıcak istiyorsam latte. Bunun dışındaki tüm çeşitleri de denedim ama hep bunları alırım. Tatlı derseniz de kesinlikle frambuazlı cheesecake derim :) Eveeet Paris`ten, Starbucks`a geçtiysek bu postu sonlandırmanın vakti gelmiş demektir :) 

Son olarak eklemek istediğim ise; bütüün milletin bayıla bayıla yediği şu makaronları hiç sevmediğimdir! Herkese afiyet olsun. Sevgiler :)

Not: Yemek gurusu da değilim, Paris gurusu da. Son gidişimden aklımda kalan kendi izlenimlerim sadece.!

29 Mayıs 2012 Salı

HER GÜNE 1 ŞEMSİYE

Herkesler yakınıyor "hadi artık yaz gelsin" diye... Ben halimden memnunum, böyle hafiften bir serinlik, arada atıştıran yağmur altında yürümek, yağmur azdığında camın yanına oturup yağmur sesi ile kitap okumak, ıslanan toprağın kokusunu içine çekmek...

Dalgalı denize gereğinden fazla yaklaşıp, her dalgada ıslanır mıyız acaba diye beklemek, hafiften üşüyünce de kahveleri yudumlamak... Milletin bu mevsimle derdi ne anlamadım ben :) 

Yağmur severlere iyi haber; yağmurlar önümüzdeki hafta boyunca devam ediyor... Şemsiyeleri evde unutmayalım!!!  Ama bir sorun var hangi şemsiyeyi hangi kıyafetle kombinlemeli ???

Sarı kahve tonlarında bir şemsiye için; şaka şaka :) 
Bu gün Salı: Sarı enerji verir mi acaba haftaya devam etmek için ? Böyle rahat şeyler sanıyorum hep benim tarzım. Mint rengini de bağıra bağıra değil de fazla çaktırmadan kullanıyorum. Güzel renk!
Bu gün Çarşamba: Sarı yeterli enerjiyi vermedi daha canlı bir şeyler lazım. Mor-mürdüm tonları olsun o zaman. Hafta ortası da gelmiş, kutlamak lazım... Bu eğlenceli babetlerle başlayalım mı kutlamaya ? Belki eve dönüşte de frambuazlı bir pasta olmadı CartD`or`un frambuazlı dondurmasından alırız.


Bu gün Perşembe: Kutlama falan iyiydi de gene iş var. Poff... Bu kombinle "Yatay, dikey nereden bakarsan bak burası modern bir hapishane" mesajı veriyorum tüm ofise. Bu akşam da eve giderken Sturbucks`tan Limonlu Cheesecake mi alsak? Yok yok bu hafta için 2. tatlı hakkımı hafta sonuna saklamak istiyorum.

Bu gün Cuma: Neler oluyor? Bütün hafta spor giyindik diye ofiste bizi hafife mi almaya başlıyorlar yoksa ? Saçlara hafif dalga verip, kırmızı topukluları ayağımıza geçirip, dişimizden tırnağımızdan arttırarark aldığımız kırmızı YSL ruju sürmenin tam zamanıdır o zaman. "Spor olabildiğim kadar seksiyimdir de" mesajını veriyoruz şimdi. 
Bu gün Cumartesi: İş faslı bu haftalık bu kadar. Dün giyilenlerden sonra nasıl olsa ofisteki bayanlar bütün hafta dedikodunuzu yapacak. 
-Ay o pantolonun hali neydi öyle şekerim
-Tabi tabi ispanyol paça hiç sevmem zaten
şeklinde kıskançlık diyaloglarında baş rol oynamanın tadını çıkartırken, bir yandan da Converse`lerle hafta sonunun keyfini çıkartabiliriz...

Pazar günün evden çıkmadan pijamalarla her türlü keyif ve tembellik yaparak geçiriyoruz.
Pazartesi de Pazarın rehaveti ve Pazartesi sendromu ile pijamalarla işe gidilebilir :)

Not: İnsanların çoğunun işe giderken böyle rengarenk, her canın istediğini giyemediğini biliyorum. Sonuçta herkes reklam ajansında çalışmıyor, dergilerde editörlük falan yapmıyor değil mi... ama hayal kurmak serbest!
 -Şimdilik serbest. 3 gün sonra birileri çıkıp, Levent Kırca skeci misali "YASSAGG KARDEŞİM YASSAGGG" diyebilir, kıymetini bilelim-



Nerede kalmıştık, her güne 1 şemsiye diyorduk. "Yok ben bu şemsiyeleri beğenmedim" derseniz elimizde bunlar da var.

Herkese bol yağmurlu günleeeeerrr.....






28 Mayıs 2012 Pazartesi

Tecrübe ile Sabit #10 Toni&Guy Saç Düzleştirici ve Diğerleri

TONI&GUY  markasının müdavimi çok, ben de düzleştirici balmını denedim güzelmiş gerçekten. Ürünün tam adı Straight and Shine Smoothing Balm. Benim saçlarım düz ama birazcık gür olduğundan her zaman kabarık olur. Genelde düzleştirici maşa ile yaparım saçlarımı ama inanılmaz zamanımı alıyor, sadece kurutması bile uzun sürüyor.Aslında bu üründen çok fazla bir beklentim yoktu ama beklentilerimin üzerine çıktı.
Ürün düz teli saçları daha da düzleştirmek ve elektriklenmesini engellemek için. Sprey şeklinde değil balm şeklinde ve pompalı bir ağzı yar. Boyutu da gayet büyükçe. (200ml)

Saçlar ıslakken uygulanıyor ve durulanmıyor. Ben duştan sonra bu ürünü sürdüm ve maşa ile saçlarımı düzleştirdim, çok güzel bir yumuşaklık verdi, farkı hissedildi.

Başka bir seferde de, duştan sonra ürünü sürdüm ve saçlarımı düzgünce kuruttum. Normalde duştan sonra saçlarım o kadar çok kabarır ki, değil saçımı açık bırakmak sımsıkı toplasam bile güzel durmaz. Bu ürünü kullandıktan sonra sadece kurutup dışarıya çıktım :)) Reklamlardaki gibi "kurut ve çık oldu" çok sevindim. 

Bazı kızlar var biliyorum, duştan sonra saçlarına birşeyler sürüp kuaförden çıkmış gibi oluyorlar, ben öyle bir ürün bulamamıştım şimdiye kadar. "Kuaförden çıkmış" biraz iddalı olabilir o kadar da muhteşem değil ama benim devamını getireceğim ürülerden oldu. En güzel yanı da indirim sitelerinde bulunuyor sık sık. Ben Limango`dan 9.90`a almıştım.

Mevzu saç olunca eklemek istediğim 2 ürün daha var:
Saçımı boyamaktan bir süreliğine vazgeçiyorum ama uzunca süredir Loreal Excellence ile boyuyordum. Burada genelde kullandığım renkleri göstermiştim. Bu boyada kutunun üzerindeki resmi tutturmak çok zor, genelde daha koyu bir renk veriyor ama alırken bu şekilde düşünüp alınca sorun yok. Bu boyayı neden seviyorum ? Çünkü saçımı boyadıktan sonra normalden daha yumuşak oluyor saçlarım. Özellikle içinden çıkan şu saç kremini de kullanınca saçıma bakım yapmışım gibi oluyor. Bu boyadan bir şikayetim yoktu ama artık sürekli saç boyamaktan sıkıldım. Dibi azıcık bile gözükmeye başlasa gıcık oluyorum, kaşlar ile saçlar birebir aynı renk olmayınca gıcık oluyorum...vs  Gel gelelim karamel tonlarında saç rengini çok seviyorum ama bir süre boya yapmamaya karar verdim. Bakalım ne kadar sürecek. 

Bahsetmek istediğim son ürün de Dove Therapy; ısıya karşı koruyucu sprey: bu ürün TONI&GUY`ın aksine, tüm saça değil sadece saç uçlarına sıkılıyor. Dediğim gibi ben sık sık düzleştiriyorum saçlarımı. Haliyle kırılmalar ve yıpranmalar oluyor. Bu üründe sevdiklerim arasında. Elektriklenmeyi azaltıyor öncelikle. Isıya karşı koruyor mu bilemiyorum ama koruduğunu var sayıyorum :)

Sizin de "süper" dediğiniz saç ürünleri var mı? Bu aralar güzel bir şampuan arayışındayım. Nude markası takılıyor gözüme. Özellikle parabensiz olması dikkatimi çekti. Bir sonraki şampuan alışverişimi bu doğrultuda yapmayı planlıyorum. "Bu doğrultuda yapmayı planlıyorum" da ne resmi bir cümle oldu yaa :))

27 Mayıs 2012 Pazar

Loreal Caresse Ruj ve Güzel Bir İndirim

Loreal`in geçen günlerde çıkan bu yeni ruj serisini görmüştüm ama rujdan ziyade lip gloss seven biri olduğum için pek incelememiştim. Dün şöyle bir elim gitti ve denedim.

Görevli bayan "Yalnız bunlar rujdan ziyade lip gloss gibi, sorun olur mu senin için" dedi. Canıma minnet dedim :) Normal rujlar kadar katı değil, biraz daha yumuşak ve sürdükten sonra krem sürmüş gibi bir his bırakıyor. Parlaklığı da gayet güzel. Buna rujdan ziyade renkli bir lip balm desek bence daha doğru olur.

Serideki renklerin hepsi çok güzeldi ama ben her zamanki gibi dudak rengine yakın olan renkleri tercih ettim zaten çok ekstrem renkler de yok bu seride. Bu tona benzer, açıklı koyulu pembe tonları var. Çantaya atmalık, çaktırmadan sürmelik güzel bir ürün ama dediğim gibi hafif bir yapısı olduğundan sık sık tazelemek gerekebilir.
Bu renk: 103 numara Sweet Berry

Şimdi asıl güzel haber şöyle; bu rujun fiyatı 26.90 TL ama Cosmetica`da %50 indirimde olunca 13.45`e aldım. Bu fiyata birkaç tane daha alsam olurdu ama müsriflik yapmayayım dedim! Cosmetica`da bütün rujlarda %50 indirim var diyor (ama tam öyle değil. Bazılarında var, bazılarında yok). Bu indirim 30 hazirana kadar devam ediyor. Malesef Cosmetica her yerde yok, (nerelerde olduğuna bu sayfadan bakabilirsiniz) ama Loreal bir çok yerde %30 indirime giriyor bildiğiniz gibi. 

Bu arada ben bu ruja bakarken yan stantta Golden Rose makyaj ürünlerine bakan kız: "Ben normalde MAC kullanıyorum da" demeseydin iyiydi yani :)) Yalanın da bu kadarı...

Son olarak Cosmetica`da süper fiyata süper bir keşfim daha var. En kısa zamanda onu da paylaşacağım, eminiz çok seveceksiniz :)

26 Mayıs 2012 Cumartesi

GIFT BOX #4

Bu sefer gelen hediye kutum diğerlerinden daha farklı, daha heyecanlı. " Hediye kutusu derken ? " derseniz kısaca bahsedeyim. Biz arkadaşlarla hediyeleşiyoruz. İşin aslını şu postta uzuuunca anlatmışım, bkz: Ev işi hediye kutusu O postu okuyup benimle hediyeleşmek isteyenler oldu :) ama ben kendi arkadaşlarımla zaten hediyeleştiğim için onlara olumlu bir dönüş yapamadım. Çünkü bu hediyeler her ne kadar ufak şeyler de olsa, 1 ay içinde 3 kişiye hediye göndermek bir süre sonra mantıksız bir hal alabilir.

Neyse benim kendi arkadaşlarımdan biri bu etkinliğe tam adapte olamamış olacak heralde, ben bir kaç aydır ondan kutu bekliyorum ayıptır söylemesi :) Durum böyle olunca, o postu okuyup bana hediyeleşmeyi teklif eden son kişiye olur dedim bende :) Daha öncede bana soran ve olumlu cevap veremediğim arkadaşlar alınmasınlar lütfen. Sırf bunun için anlattım bu kadar şeyi...

Şimdi asıl mevzuya gelelim... Hediyeler hiç tanımadığım birisinden gelince ayrı bir heyecanı ve ayrı bir zevki oldu :)  Merve bana bunları yollamış...

Kutudan güzel bir not, flormal ojeler, favori duş jelim, el yapımı sabun, emily göz kalemi ve hoş renkte flormar ruj çıktı. İnce düşünmüş ve kullanabileceğim şeyler koymuş. Özellikle sabunun kokusu harika. Flormarın yeni serisinden de alamamıştım daha :) Yani özetle çok çook teşekkür ediyorum kendisine :)

Bu vesile ile şu Flormar ojeye hemen göz atalım diyorum.

Flormar yeni seri yaptım diye bir tek kapaklarımı değiştirmiş diye düşündük ama değil. Ojenin rengi çok hoş, altınla bakır arasında bir renk, güzel bir parlaklığı var ve en sevdiğim yanı yoğunluğu oldu. Tek kat sürmek yetiyor şaşırtıcı derecede. Yoğunluğu fazla olunca kalıcılığıda birazcık daha artmış. Ben sevdim.


Özelikle bu tarz atraksiyonlu uygulamalar seviyorsanız bu oje çok kullanışlı. Hani ahşap boyamada kullanılan simli boncuk boyalar vardır ya, en son kullanırsınız, süsleme yaparsınız. Bu mantıkla bile kullanabileceğiniz güzel bir oje olmuş. 
Evet şimdi Merve`ye hediye gönderme sırası bende... Siz de bu tarz birşey yapmak isterseniz, postun altına yorumlarına ekleyin. Benimle değil ama yorum yapan diğer arkadaşlarla hediyeleşebilirsiniz belki :)